Sosyal Medya ve Ahlak: Türk Aile Yapısına Etkileri



Günümüzde sosyal medya, hayatımızın tam merkezinde yer alıyor. Bu platformlar, hayatımızı kolaylaştırmanın yanı sıra, ahlaki değerlerimizi ve toplum dinamiklerini de derinden etkiliyor. Özellikle Türk aile yapısında, sosyal medyanın yarattığı değişimler yadsınamaz bir hale geldi.

Sosyal medyada, sürekli zengin görünmek isteyen, bunun için borçlara girip mutsuz ve sahte hayatlar yaşayan insanlara tanık oluyoruz. Bu durum, bireyleri borç altında ezmekle kalmıyor; onları, bir yalanın içinde yaşamaya mahkûm ediyor. Fotoğraf çekilirken mutlu bir aile tablosu çizen, ancak o pozun hemen ardından eşine hakaret eden çiftler ne yazık ki çok fazla.

Özellikle dikkatimi çeken bir diğer durum ise sahte mutluluk gösterileri. Kendi kendilerine çiçek ya da hediye gönderip bunu başkalarından gelmiş gibi paylaşan insanlar var. Bu durum sadece bireysel bir sorun değil; aynı zamanda bir toplum sorunudur. Çünkü bu kişiler, çocuklarımızı yetiştiren öğretmenler, doktorlar ve geleceğimizin mimarları olabilir. Ya da onların yetiştirdiği çocuklar, bizim özenle büyüttüğümüz çocuklarımızın arkadaşları olacak. Dolayısıyla, “Kendi hayatları, ne yaparlarsa yapsınlar,” diyerek geçemeyiz.


Kıskançlık ve Memnuniyetsizlik: Sosyal Medyanın Yıkıcı Etkisi

Kıskançlık, insanlık tarihi kadar eski bir duygudur. Ancak sosyal medya ile bu duygu zirve yapmıştır. Sahte mutluluklar, şatafatlı hayatlar ve sürekli gezen, gülen insanlar… Bu görüntüler, bireyleri başkalarıyla kıyaslama tuzağına düşürüyor.

Bu konudaki fikirlerimi destekleyen bilimsel araştırmalar da mevcut. Büyükmumcu ve Ceyhan’ın (2019) çalışmasında, sosyal medyada geçirilen sürenin, bireylerin kendilerini daha fazla başkalarıyla karşılaştırmasına ve bunun sonucunda kıskançlık duygularının tetiklenmesine yol açtığı tespit edilmiştir. Benzer şekilde, Bayköse ve Esin, sosyal medyada görülen içeriklerin bireylerde beden memnuniyetsizliğini ve kıskançlığı artırabileceğini ortaya koymuştur.

Buradan şu sonucu çıkarabiliriz:
Ne kadar çok sahte hayatlara maruz kalırsak, kıskançlık ve memnuniyetsizlik duyguları hayatımıza o kadar fazla girmektedir.


Çözüm Önerileri:

Peki bu durumdan nasıl kurtulabiliriz? İşte birkaç öneri:

  1. Sosyal medyada geçirilen zamanı azaltmak: Eğer bu tamamen mümkün değilse, telefonunuzda zaman kısıtlamaları ayarlayarak sosyal medya kullanımını kontrol altına alın.
  2. Gerçekliği fark etmek: Sosyal medyada gördüğünüz mükemmel hayatların büyük çoğunluğunun sahte olduğunu unutmayın. Bu paylaşımlar sadece anlık mutlulukların veya illüzyonların ürünüdür.
  3. Kendiniz için yaşayın: Her anınızı sosyal medyada paylaşmak zorunda değilsiniz. Yediğiniz yemekler, gezdiğiniz yerler ya da yaptığınız işler sadece sizin mutluluğunuz için var olmalı, başkalarının beğenisi için değil.

Sonuç:

Sosyal medya hayatımızı ele geçirmeden önce farkında olmalı, kıskançlık ve memnuniyetsizlik duygularını kontrol altına almalıyız. Türk aile yapısının temelini korumak ve ahlaki değerlerimizi muhafaza etmek için bilinçli bir birey olmalı, çocuklarımızı da bu bilinçle yetiştirmeliyiz. Teknolojiyi doğru kullanarak, hayatımızı daha sağlıklı ve huzurlu hale getirebiliriz.

Yorum bırakın